10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı · 2. Ünite: Kelimelerin Ritmi
Edat, Bağlaç ve Ünlem
Edat, bağlaç ve ünlem; tek başlarına bir varlığı, işi ya da niteliği karşılamayan, ama cümlede ilişki kuran ve duygu taşıyan görevli sözcüklerdir. Bu konuda onları metinden tespit etmeyi, kurdukları ilişkiyi adlandırmayı ve bir şiirin ritmine, bir yazarın üslubuna katkısını yorumlamayı öğrenirsin. Kuralı ezberlemek yerine "bu sözcük burada ne iş görüyor?" sorusunu sormayı kazanırsın.
Kazanımlar
- TDE.10.2.2.3. (TDE2.3.1) "Kelimelerin Ritmi" temasındaki metinlerde edat, bağlaç ve ünlemleri belirler; metnin dil ve anlatım özelliklerini bu sözcükler üzerinden tespit eder.
- TDE.10.2.2.3. (TDE2.3.1) Edatın kurduğu anlam ilgisini (benzerlik, amaç, neden, vasıta, karşılaştırma) ve edat grubunu ayırt eder.
- TDE.10.2.2.3. (TDE2.3.2) Bağlaçların cümleler ve eş görevli sözcükler arasında kurduğu ilişkiyi (ekleme, karşıtlık, neden-sonuç, seçenek) belirler.
- TDE.10.2.2.3. (TDE2.3.2) Ünlemin duygu ve seslenme işlevini, dizenin ahengine ve hece düzenine katkısını açıklar.
- TDE.10.2.2.3. (TDE2.3.2) Hem edat hem bağlaç olabilen sözcükleri (ile, ancak, yalnız) ikame yöntemiyle ayırt eder ve yazarın bu tür sözcükleri seçme nedenini yorumlar.
Konu anlatımı
1. Neden Küçük Sözcüklere Bakıyoruz?
2. Edat (İlgeç)
3. Bağlaç
4. Ünlem
5. Hem Edat Hem Bağlaç: İkame Yöntemi
6. Üç Türün Karşılaştırması
7. Metin İncelemesi: Üslup, Ritim ve Dönem
8. Sık Karıştırılanlar ve Tuzaklar
Anahtar terimler
- Edat (ilgeç)
- Tek başına anlamı olmayan, önündeki sözcükle birlikte cümleye benzerlik, amaç, neden, vasıta gibi anlam ilgileri katan görevli sözcük.
- Edat grubu
- Edatın önündeki sözcükle kurduğu yapı: buz gibi, kazanmak için, sabaha kadar.
- Bağlaç
- Eş görevli sözcükleri, söz öbeklerini ya da cümleleri birbirine bağlayan ve aralarındaki ilişkiyi (ekleme, karşıtlık, neden, seçenek) belirten sözcük.
- İkili (tekrarlı) bağlaç
- İki yerde birden geçen, denge ve simetri kuran bağlaç kalıbı: hem … hem, ne … ne, ya … ya.
- Ünlem
- Duyguyu (sevinç, acı, korku) ya da seslenmeyi doğrudan bildiren sözcük: ah, vah, eyvah, ey, hey.
- Seslenme (hitap) ünlemi
- Muhatabı söze çağıran ünlem: ey, hey, hişt.
- İkame (yerine koyma)
- Sözcüğün yerine ve, ama ya da sadece koyup anlamın korunup korunmadığına bakarak türünü belirleme yöntemi.
- Vasıta (araç) ilgisi
- Bir işin hangi araçla yapıldığını gösteren ilgi: otobüs ile gitmek.
Örnek soru
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalın yazılan sözcük edat değil, başka bir sözcük türündendir?
- Bu dizeler ırmak gibi akar.
- Sınavı kazanmak için çok çalıştı.
- Çok yoruldum, ama yine de ezberimi bitirdim.
- Akşama kadar seni bekledim.
- Bana göre bu dize en etkileyicisi.
Doğru cevap: C
Çözüm
1. Edatlar önündeki sözcükle birlikte bir edat grubu kurar: ırmak gibi, kazanmak için, akşama kadar, bana göre. Her birinde sözcük, önündeki ifadeye bir ilgi (benzerlik, amaç, ölçü, görüş) katar.
2. "Ama" ise "Çok yoruldum" ve "yine de ezberimi bitirdim" gibi iki ayrı yargıyı birbirine bağlar ve aralarında karşıtlık kurar. Bu yüzden bağlaçtır.
3. Yani edat olmayan sözcük C şıkkındaki "ama"dır.
Çeldirici notu: "Kadar" ve "göre" de tek başına anlamsız olduğu için bağlaçla karıştırılabilir, ama ikisi de önündeki sözcükle edat grubu kurar; iki cümleyi bağlamaz.