12. Sınıf Tarih · 2. Ünite: Türk İnkılabı ve Atatürkçülük
Toplumsal Alan, Hukuk ve Sağlıkta İnkılaplar
Siyasi inkılaplar devletin başını ve rejimini değiştirdi; hukuk, toplumsal yaşam ve sağlık alanındaki inkılaplar ise insanların sabahtan akşama kadar nasıl yaşadığını değiştirdi. Bu konuda Osmanlı’nın son döneminde başlayan yenilikleri (kıyafet, karantina, Mecelle, Kanun-ı Esasi) Cumhuriyet dönemindeki düzenlemelerle (anayasa, Medeni Kanun, şapka, takvim, soyadı, kadın hakları, Hıfzıssıhha) karşılaştırır ve her birinin günlük yaşama etkisi hakkında gerekçeli yargıda bulunursun.
Kazanımlar
- İTA.12.2.2.a) Atatürk Dönemi’nde toplumsal alan, hukuk ve sağlıkta yapılan inkılapları (anayasa, Medeni Kanun, kıyafet, takvim–saat–ölçü, kadın hakları, soyadı, halk sağlığı) Osmanlı’nın son dönemindeki yeniliklerle karşılaştırır.
- İTA.12.2.2.a) Aynı alanlardaki Osmanlı ve Cumhuriyet düzenlemelerinden hangisinin değişim, hangisinin süreklilik ya da benzerlik gösterdiğini gerekçesiyle ayırt eder.
- İTA.12.2.2.b) Toplumsal, hukuki ve sağlık inkılaplarının günlük yaşama (eğitim, evlilik, çalışma, zaman kullanımı, sağlık hizmeti) etkisine ilişkin kanıta dayalı yargıda bulunur.
Konu anlatımı
Bağlam: günlük yaşamın yeniden kurulması
Hukuk alanında inkılaplar
Toplumsal alanda inkılaplar
Sağlık alanında inkılaplar
Karşılaştırma: Osmanlı son dönemi ve Cumhuriyet
Kaynak incelemesi: Soyadı Kanunu
Sık karıştırılanlar
Anahtar terimler
- Medeni Kanun
- 1926’da İsviçre Medeni Kanunu’ndan uyarlanarak kabul edilen; evlilik, aile, miras ve kişi haklarını laik biçimde düzenleyen kanun.
- Mecelle
- Ahmed Cevdet Paşa başkanlığında hazırlanan (1869–1876), İslam hukukuna dayanan Osmanlı borçlar ve eşya hukuku derlemesi.
- Şapka Kanunu
- 25 Kasım 1925’te kabul edilen, fes ve sarık yerine şapka giyilmesini öngören kıyafet düzenlemesi.
- Resmî nikâh
- Evliliğin yetkili bir memur huzurunda yapılması; Medeni Kanun’la zorunlu hâle geldi.
- Soyadı Kanunu
- 21 Haziran 1934’te kabul edilen ve her Türk’ün soyadı almasını zorunlu kılan kanun.
- Umumi Hıfzıssıhha Kanunu
- 6 Mayıs 1930’da kabul edilen, halk sağlığını devlet sorumluluğu olarak tanımlayan çerçeve kanun.
- Karantina
- Bulaşıcı hastalığın yayılmasını önlemek için kişi veya malın belirli süre ayrı tutulması; Osmanlı’da 1838’de örgütlendi.
- Laiklik
- Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması; hukuk, eğitim ve toplumsal düzenlemelerde dinî kuralların kaynak alınmaması.
- Kisve
- Din görevlilerinin giydiği özel giysi; 1934 kanunuyla ibadet yerleri ve törenlerle sınırlandı.
Örnek soru
Soyadı Kanunu’nun (21 Haziran 1934) birinci maddesi sadeleştirilmiş biçimde şöyledir: “Her Türk, öz adından başka bir de soyadı taşımak zorundadır.”
Bu düzenleme Osmanlı’daki duruma kıyasla aşağıdaki yeniliklerden hangisini getirmiştir?
- Din görevlilerinin ad kullanmasının tamamen yasaklanması
- Tüm yurttaşların kayıtlarda eşit ve tek tip adlandırılması
- Padişahın ad verme yetkisinin daha da güçlendirilmesi
- Gayrimüslimlerin ayrı kayıt sistemine bağlanması
- Lakap ve unvanların resmen kayda geçirilmesi
Doğru cevap: B
Çözüm
1. Metin “her Türk” ifadesiyle ayrım gözetmeyen, ortak bir yükümlülük getirir.
2. Osmanlı’da insanlar mahalle, meslek, memleket ya da lakapla anılırdı; devlet kayıtları bu yüzden dağınıktı.
3. Soyadı Kanunu ve aynı yıl çıkan lakap–unvan düzenlemesi, eşit yurttaşlık ve nüfus kayıtlarını düzene sokma amacını taşır.
Lakap ve unvanların tescili seçeneği tersini söyler: 1934’te ağa, bey, paşa gibi unvanlar kaldırılmıştır.