10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı · 4. Ünite: Nesillerin Mirası

Dede Korkut Hikâyeleri

Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuz Türklerinin yüzyıllarca sözle yaşattığı, sonra yazıya geçirilen, destandan halk hikâyesine geçişin en önemli örneği sayılan anlatılardır. Bu konuda eserin yapısını, Dede Korkut'un işlevini, olağanüstülük ve sözlü kültür izlerini, soylama ve dua bölümlerini çözümleyecek; İslamiyet öncesinden gelen ve İslamî dönemde eklenen kültürel unsurları ayırt edeceksin. Okuma sonunda bir boyu tahmin, çıkarım, karşılaştırma ve değerlendirme basamaklarıyla kendi başına okuyabilecek hâle geleceksin.

Kazanımlar

Konu anlatımı

  1. Okumadan Önce: Nesillerin Mirası ve Tahmin

  2. Eserin Genel Tanıtımı ve Nüshaları

  3. Dede Korkut Kimdir? Hikâyelerdeki İşlevi

  4. Boyun Yapısı: Olay Örgüsü, Kişiler, Zaman, Mekân, Anlatıcı

  5. Olağanüstülük: Gerçek ve Kurgu

  6. Sözlü Kültür İzleri, Dil ve Anlatım

  7. Soylama ve Dua

  8. Değişmeden Kalan ve Değişen Kültürel Unsurlar

  9. Destandan Halk Hikâyesine: Karşılaştırma

  10. Metin İncelemesi: Deli Dumrul Boyunu Çözümleme

  11. Sık Karıştırılanlar ve Kavram Yanılgıları

Anahtar terimler

Boy
Dede Korkut Hikâyeleri'ndeki her bir hikâyeye verilen ad; her boy kendi içinde bütündür.
Dede Korkut
Oğuz toplumunun bilge ozanı; ad koyar, danışmanlık eder, her boyun sonunda gelip dua ederek hikâyeyi kapatır; hikâyelerin kahramanı değil, çerçeve kişisidir.
Olağanüstülük
Gerçek hayatta mümkün olmayan olay, varlık ya da güçlerin anlatıda yer alması (Tepegöz, Azrail ile pazarlık).
Sözlü kültür
Edebî ürünlerin yazıdan önce ozanlar aracılığıyla kuşaktan kuşağa sözle aktarıldığı kültürel ortam.
Seci
Düzyazı içinde cümle sonlarının aynı ek ya da seslerle uyaklanması.
Soylama
Hikâyelerdeki ritmik, uyaklı manzum konuşma parçası; kahraman ya da ozan duygusunu, yiğitliğini veya soyunu bu biçimde dile getirir.
Dua (alkış)
Dede Korkut'un boyun sonunda söylediği hayır dileği; doğa varlıklarının ve dinleyicinin sonsuzluğunu diler.
Nesir-nazım karışıklığı
Olayın nesirle, kahramanların konuşmasının ve duygu yoğunluğunun nazımla anlatılması.
Geçiş dönemi eseri
Destan ile halk hikâyesi özelliklerini, eski inançla İslamî unsurları birlikte taşıyan eser.
Anonim
Yazarı bilinmeyen; toplumun ortak ürünü olarak sözlü gelenekte oluşan.

Örnek soru

Dede Korkut Hikâyeleri'nin yazma nüshalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Vatikan nüshası Dresden nüshasından daha kapsamlıdır ve on iki boy içerir.
  2. Her iki nüsha da Türkiye'deki kütüphanelerde saklanır ve aynı sayıda boy içerir.
  3. Dresden nüshasında bir önsöz ve on iki boy, Vatikan nüshasında bir önsöz ve altı boy vardır.
  4. Dresden nüshası yalnızca nazım parçalarından, Vatikan nüshası yalnızca nesirden oluşur.
  5. Her iki nüshada da boylar Dede Korkut'un kendi yazdığı kayıtlar olarak yer alır.

Doğru cevap: C

Çözüm


1. Eserin iki temel nüshası vardır: Almanya'daki Dresden nüshası ve İtalya'daki Vatikan nüshası.
2. Dresden nüshası daha kapsamlıdır: bir önsöz ve on iki boy içerir. Vatikan nüshasında ise bir önsöz ve altı boy bulunur.
3. Bu nedenle doğru ifade C seçeneğidir.
A seçeneği tersini söylediği için, D seçeneği nüshaların biçimini yanlış tanımladığı için, E seçeneği ise eserin anonim olduğu bilgisiyle çeliştiği için yanlıştır. En çok karıştırılan çeldirici B seçeneğidir: nüshalar Türkiye'de değil Almanya ve İtalya'dadır.

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı: tüm konular