11. Sınıf Felsefe · 3. Ünite: Akıl ve İnanç
Felsefe Tarihinde Akıl-İnanç Tartışmaları
Akıl ile inanç arasındaki ilişki, felsefe tarihinde aynı biçimde yanıtlanmamıştır. Tertullianus, Augustinus, Farabi, Gazali ve Kierkegaard farklı çağlarda, farklı kültürlerde ve farklı kaygılarla aynı soruyla uğraşmıştır: İnanç akılla temellendirilebilir mi, gerekli midir, ya da aklın ötesinde mi durur? Bu konuda görüşleri tarihsel bağlamlarıyla birlikte çözümleyecek, rasyonellik–irrasyonellik ölçütüyle karşılaştıracak ve kendi argümanını kurmayı deneyeceksin. Hiçbir görüş doğru ya da yanlış diye ilan edilmez; görüşlerin gerekçeleri, kabulleri ve sonuçları incelenir.
Kazanımlar
- FEL.11.3.2.a. Tertullianus, Augustinus, Farabi, Gazali ve Kierkegaard'ın akıl-inanç ilişkisine dair görüşlerini tarihsel ve kültürel bağlamlarıyla birlikte açıklar.
- FEL.11.3.2.a. Bu görüşleri rasyonellik ve irrasyonellik bağlamında çözümler; görüşlerin gerekçesini, öncüllerini ve sonucunu ayırt eder.
- FEL.11.3.2.a. Düşünürlerin akıl-inanç görüşlerini ölçütlere (ilişki, kanıtın yeri, çıkış noktası) göre karşılaştırır.
- FEL.11.3.2.b. Akıl-inanç ilişkisi hakkında tez, gerekçe, örnek, itiraz ve yanıt içeren kendi görüş ve argümanını oluşturur.
Konu anlatımı
Bağlam: Atina ile Kudüs'ün Karşılaşması
Ölçüt: Rasyonel, İrrasyonel ve Uzlaştırıcı Yaklaşım
Tertullianus: Atina'nın Kudüs'le İlgisi Ne?
Augustinus: İnan ki Anlayasın, Anla ki İnanasın
Farabi: Felsefe ve Din Aynı Hakikatin İki Dili
Gazali: Aklın Sınırı ve Aklın Değeri
Kierkegaard: İnanç Bir Sıçrayıştır
Karşılaştırma: Beş Düşünür, Beş Konum
Argüman Çözümleme ve Kendi Argümanını Kurma
Sık Yapılan Hatalar ve Kavram Yanılgıları
Anahtar terimler
- Burhan
- Doğruluğu zorunlu öncüllerden kesin biçimde çıkarılan akıl yürütme; Farabi'de hakikatin felsefi dili.
- Credo ut intelligam
- "Anlamak için inanıyorum": Augustinus ve sonrasında inancın aklı önceleyip anlamaya yol açtığını anlatan ilke.
- Rasyonel yaklaşım
- İnancın akılla temellendirilebileceğini ya da akıl ölçütlerine uyması gerektiğini savunan yaklaşım.
- İrrasyonel yaklaşım
- İnancın gerekçesini akıl dışında (bağlılık, iç deneyim, sıçrayış) arayan yaklaşım; tanımlayıcı bir terimdir.
- Uzlaştırıcı yaklaşım
- Akıl ve inancı sınırlarını çizerek birlikte çalıştıran yaklaşım.
- Telif (uyum)
- Felsefe ile dinin çelişmediğini, aynı hakikatin farklı ifadeleri olduğunu gösterme çabası.
- Zevk (keşf)
- Gazali ve tasavvuf geleneğinde akıl yürütmeyle değil, manevi tecrübeyle kazanılan doğrudan bilgi.
- İman sıçrayışı
- Kierkegaard'da inancın nesnel kanıt biriktirmekle değil, bireyin riskli bağlılığıyla kurulması.
- Argüman
- Bir tezin gerekçelerle desteklendiği akıl yürütme.
- Gizli öncül
- Açıkça söylenmemiş ama sonucun dayandığı kabul.
Örnek soru
"Atina'nın Kudüs'le, Akademi'nin Kilise'yle ne ilgisi var?" sorusuyla özetlenen yaklaşım hangi düşünüre aittir ve neyi savunur?
- Augustinus; inancın akıldan önce gelip anlamaya yol açtığını
- Farabi; felsefenin burhan, dinin simge diliyle konuştuğunu
- Tertullianus; felsefenin vahiy konusunda hakem olamayacağını
- Gazali; metafizikte kesin kanıtın zayıf olduğunu
- Kierkegaard; hakikatin öznel bir bağlılık olduğunu
Doğru cevap: C
Çözüm
1. Soru, felsefe (Atina, Akademi) ile vahiy/kilise (Kudüs) arasında ortak bir ölçüt olmadığını ima eder.
2. Bu yaklaşım, Hristiyanlığın erken savunucusu Tertullianus'a atfedilir.
3. Savunduğu şey, felsefenin inancın içeriğini belirleyememesidir.
Cevap: C. B, D ve E başka düşünürlere; A ise Augustinus'a aittir, çeldiricilerin hepsi doğru düşünür–görüş çiftleridir ama bu sorunun ifadesine uymaz.