11. Sınıf Felsefe · 5. Ünite: Hayatın Anlamı

Varoluş ve Kendi Olma

Kierkegaard, Nietzsche, Heidegger, Camus ve Sartre'ın hepsi aynı soruyla uğraşır: Hazır cevapların çözüldüğü bir dünyada insan nasıl kendisi olur? Bu konuda beş düşünürün varoluş, umutsuzluk, kaygı, ölüm, yabancılaşma, yalnızlık ve saçma kavramlarına yüklediği anlamları, güçlü ve zayıf yanlarını, benzerliklerini ve farklarını inceleyeceksin. Sonunda varoluş ve kendi olma problemi üzerine bir argüman çözümleyip kendi felsefi metnini yazabileceksin.

Kazanımlar

Konu anlatımı

  1. Ben Kimim? Kendi Olma Problemi

  2. Kierkegaard: Tek Birey, Kaygı ve Umutsuzluk

  3. Nietzsche: Tanrı Öldü, Değer Yaratma

  4. Heidegger: Fırlatılmışlık, Herkes ve Ölüm

  5. Camus: Saçma, İsyan ve Sisifos

  6. Sartre: Özgürlük, Sorumluluk, Kötü Niyet ve Yalnızlık

  7. Kavramların Karşılaştırması: Kim Neyi Nasıl Anlıyor?

  8. Argüman Çözümleme ve Felsefi Metin Yazma

  9. Sık Karıştırılanlar

Anahtar terimler

Tek birey
Kierkegaard'da, kalabalığın içinde değil sorumluluğunu bizzat taşıyan bireyin hakikate ulaşabileceği düşüncesi.
Umutsuzluk
Kierkegaard'da kişinin kendisiyle ilişkisinde yaşadığı bozukluk; kendi olamama.
Kaygı
Nesnesi belirli olmayan varoluşsal tedirginlik; Kierkegaard için özgürlüğün baş dönmesi, Heidegger için kendi olmaya çağrı, Sartre için sorumluluğun ağırlığıdır.
Tanrı öldü
Nietzsche'de, geleneksel metafizik ve ahlak zeminlerinin inandırıcılığını yitirmesi; insanı değer yaratma görevinin karşısına koyar.
Üstinsan
Nietzsche'de eski değerleri aşıp kendi değerini yaratan, hayatı olumlayan kişi.
Dasein ve fırlatılmışlık
Heidegger'de insan varoluşunu anlatan kavram; kişi hazır özle değil, belirli bir dünyaya fırlatılmış olarak başlar.
Herkes (das Man)
Heidegger'de gündelik hayatta herkes gibi düşünüp davranarak kendi olmaktan uzaklaşma hâli.
Ölüme-doğru-varlık
Heidegger'de ölümü kimsenin yerine yaşayamayacağı en kendine özgü imkân olarak kabul edip hayatı sahiplenme.
Saçma
Camus'de anlam arayan insan ile anlam vermeyen dünya arasındaki uyumsuzluk.
İsyan
Camus'de saçmaya intihar ya da inanç sıçramasıyla kaçmadan, bilinçle ve tutkuyla yaşama tavrı.
Kötü niyet
Sartre'da seçmekten kaçmak için özgürlüğünü kendinden saklama.
Yabancılaşma
Kişinin kendinden, başkalarından ya da dünyadan kopması; düşünürlere göre kalabalık, sürü, herkes ya da başkasının bakışıyla ilişkilidir.

Örnek soru

Kierkegaard'a göre umutsuzluk aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

  1. Yalnızca ümidin tükenmesini ve gelecek beklentisinin bitmesini
  2. Ölümün yaklaştığını bilmekten doğan korkuyu
  3. Başkalarının onayını ve desteğini yitirmeyi
  4. Kişinin kendisiyle ilişkisindeki bozukluğu (kendi olamamayı)
  5. Bilgi ve akıl yürütme gücünün yetersizliğini

Doğru cevap: D

Çözüm

1. Kierkegaard (Ölümcül Hastalık) umutsuzluğu bir duygudan çok, kişinin kendisiyle olan ilişkisindeki bozukluk olarak tanımlar.
2. İki temel biçimi vardır: kendi olmak istememe ve kendi olmak isteyip kendini Tanrı'dan bağımsız kurmaya çalışma.
3. A gündelik anlamdır; B, C ve E umutsuzluğun tanımı değildir.
Doğru cevap: D. Çaresi Kierkegaard'a göre kişinin kendisini Tanrı karşısında yeniden bulduğu inançtır.

11. Sınıf Felsefe: tüm konular