11. Sınıf Tarih · 2. Ünite: Dönüşüm Sürecinde Osmanlı (1789-1908)
Fransız İhtilali ve Devlet-Toplum Hayatına Etkileri
1789'da Paris'te patlak veren ihtilal, yalnızca bir kralın devrilmesi değil; egemenliğin kaynağını krallardan millete taşıyan bir dönüm noktasıdır. Bu konuda ihtilali hazırlayan fikir ve olay zincirini (bilim devrimi, Aydınlanma, Amerikan Bağımsızlık Savaşı, mali kriz), ihtilalin ortaya koyduğu kavramları (özgürlük, eşitlik, adalet, milliyetçilik) ve bunların Fransa'dan Avrupa'ya, oradan çok uluslu Osmanlı Devleti'ne uzanan etkilerini neden-sonuç ilişkisi içinde yorumlarsın.
Kazanımlar
- TAR.11.2.1.a Bilim devrimi, Aydınlanma düşüncesi, Amerikan Bağımsızlık Savaşı ve Fransa'nın iç dinamiklerini kısa ve uzun vadeli neden olarak ayırt eder.
- TAR.11.2.1.b İhtilalin Fransa'da devlet ve toplum düzeninde (sınıflar, vergi, yönetim biçimi, hukuk) yarattığı değişimi açıklar.
- TAR.11.2.1.c İnsan hakları, eşitlik, adalet, milliyetçilik ve özgürlük kavramlarının yerel, bölgesel ve küresel etkilerini niteliği açısından sorgular.
- TAR.11.2.1.ç İhtilalin neden ve sonuçlarını 1789 sonrasının bağlamından (çok uluslu imparatorluklar, Osmanlı'daki isyanlar) kopmadan ifade eder.
- Liberalizm, kapitalizm, sosyalizm, komünizm, cumhuriyetçilik ve panslavizm gibi anahtar kavramları anlamlarıyla eşleştirir.
Konu anlatımı
Bağlam: Neden 1789, neden Fransa?
Fikir zemini: Bilim devrimi ve Aydınlanma
Amerikan Bağımsızlık Savaşı: Fikirlerin ilk uygulaması
Fransa'da eski düzen ve ihtilalin patlaması
Neden-sonuç ağı: Kısa ve uzun vadeli etkenler
Devlet ve toplum hayatında değişim: İhtilalin ortaya koyduğu ilkeler
Yerel, bölgesel ve küresel etkiler
Osmanlı Devleti'ne yansımalar
Yeni ideolojiler: Anahtar kavramlar
Kaynak incelemesi: İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi
Sık karıştırılanlar ve kavram yanılgıları
Simülasyona köprü ve özet
Anahtar terimler
- Mutlakiyet (mutlak monarşi)
- Hükümdarın yasama, yürütme ve yargı yetkilerini tek başına kullandığı yönetim biçimi.
- Aydınlanma
- 18. yüzyılda akıl, bilim ve özgürlük fikirlerine dayanan, yönetim ve toplum düzenini sorgulayan düşünce hareketi.
- Kuvvetler ayrılığı
- Yasama, yürütme ve yargının ayrı organlarca kullanılarak gücün sınırlandırılması ilkesi (Montesquieu).
- Millî egemenlik
- Yönetme yetkisinin kaynağının kral ya da Tanrı değil, millet olduğu ilkesi.
- İhtilal
- Var olan siyasi ve toplumsal düzenin köklü biçimde değiştiği, genellikle halk hareketiyle gelişen büyük dönüşüm.
- Milliyetçilik
- Aynı dil, tarih ve kültürü paylaşanların kendi devletlerini kurma ve kendilerini yönetme hakkını savunan akım.
- Liberalizm
- Bireysel özgürlükleri, hukuk devletini ve serbest piyasayı öne çıkaran düşünce sistemi.
- Kapitalizm
- Özel mülkiyet, sermaye birikimi ve piyasa rekabetine dayanan ekonomik düzen.
- Sosyalizm
- Toplumsal eşitliği, üretim ve gelirin daha adil dağıtılmasını amaçlayan akım.
- Komünizm
- Özel mülkiyetin kalktığı, sınıfsız toplum hedefleyen en radikal sosyalist görüş (Marx ve Engels).
- Panslavizm
- Tüm Slav halklarının Rusya önderliğinde birleşmesini amaçlayan, Osmanlı ve Avusturya'yı zayıflatan akım.
- Azınlık
- Bir devletin nüfusunda sayıca ya da hukuken farklı din, dil veya kökene sahip topluluk.
Örnek soru
Bir düşünür şöyle yazmıştır: "Güç, kötüye kullanılmaya eğilimlidir. Bunu önlemenin yolu, yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin farklı organlara verilmesidir."
Bu görüşü savunan düşünür ve ortaya koyduğu ilke aşağıdakilerden hangisidir?
- Rousseau – halkın yönetimi bir sözleşmeyle devretmesi
- Montesquieu – kuvvetler ayrılığı
- Voltaire – din ve düşünce özgürlüğü
- Diderot – bilginin ansiklopediyle yayılması
- Locke – yönetimin doğal haklara dayanması
Doğru cevap: B
Çözüm
1. Metinde üç yetkinin (yasama, yürütme, yargı) ayrılması gerektiği söyleniyor; bu, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tanımıdır.
2. Bu ilke Montesquieu'nün *Kanunların Ruhu* adlı eseriyle özdeşleşmiştir ve sonraki anayasaların temelini oluşturmuştur.
3. Sonuç: B.
Rousseau halk egemenliği ve toplum sözleşmesini, Voltaire hoşgörü ve düşünce özgürlüğünü, Locke doğal hakları vurgular; bu görüşler ayrı fikirlerdir ve metindeki "yetkilerin ayrılması" ifadesine uymaz.